Uludağ Et Lokantası

Salı, Eylül 08, 2015 Irmak Sedefgul 0 Comments


Hafif gölgelik hafif esinti biraz manzara ve tabii ki de karın tokluğu. İnsan başka ne ister ki sıcak yaz günlerinde. Çocukluğumdan beri ara ara gittiğim gerçekten beni benden alan lezzetli yemeklerine yakın zamanda tekrar kavuştum. Kendime dedim ki burayı blogumda yazayım ileride keyifli anılarımı tazelemek için bakar bakar okurum dedim.

Kısa tarihçeye gireyim 1956’da Ankara’da başlamışlar. 1985’de ise İstanbul’da hizmet vermeye başlamışlar. Gerçekten bu kadar uzun süre zevkle kendi işimi yapabilir miyim diye düşünmüyor değilim. Eskiler hep derler ya sevdiğin işi yap yavrum Sanırım burası da sevdikleri işi bulanlardan. Mekan Florya’da deniz kenarında. Sağı solu plajlarla donatılmış. Önü alabildiğince deniz kumu da temizlemişler her yönüyle çok temiz gözüküyor. Denizde balık tutan, teknesiyle açılan ve martılar kısacası izlenecek çok şey var.

Peki biz ne yedik..

 
Önce altlık yapıyoruz değil mi? Gelsin tulum peyniri, sıcak pide ve tereyağ. Bunlar et lokantalarının süper 3 lüsü.

Özel Uludağ kebabı yok böyle bir lezzet. Bildiğimiz İskender Kebabı görünümünde. Fakat tat bambaşka yıllardır değişmeyen bir lezzet en azından bana göre. Her gittiğimde aynı yemeği yediğim için menünün geri kalan kısmını, masada oturan diğer kişiler tarafından biliyorum. Şöyle tarif edeyim. Uzun zamandan beri gitmediğimi söylemiştim yukarıda. Tabi bu arada İskender yemek için bu işi fast food olayına indirgeyenlerde yemeye başladım. İşte Uludağ Kebabını yedikten sonra damağım müthiş bir serzenişte bulundu. Anlatırken bile burnuma döktükleri tereyağı kokusu geliyor.

Karnımız acıktı iyiden iyiye
Karışık Izgara tabağını tanıtayım hemen.  Tabaktaki her şey gayet lezzetliydi görünüş bakımından. Yemeğimden kafamı kaldırdığım anda karışık ızgara adına hiçbir şey kalmadığı için pek tadamadım maalesef. Ama suratında lezzetin ve doygunluğun tatmin edici ifadesini anlayabiliyordum. Nasıl olduysa fotoğrafını çekebilmişim. Şans İşte.
O kadar yemeye birde üzerine tatlı isteseydik yapılan onca spor ziyan olacaktı. Daha önceden künefesini yediğim için midenizde boş yer kaldıysa ortaya alın bir adet. Biz bu seferlik bakır cezvede köpüklü bir Türk kahvesi içelim dedik.

Ben burada fiyat konusuna girmeyeceğim ama çok merak edenler var ise yönlendireceğim. Üzerine 2 TL daha koyun yalnız.   

Siz manzarayı ve keyifli doygunluğun tadını çıkartırken beylerin keselerine bereket diyorum.




0 yorum: